çok şey istemedim ben tek bildiğim bu!ben bu hayattan çok şey istemedim. küçükken büyüdüğümde böyle bi hayatım olucanı düşünmedim. hep hayal kurdum hep.çok şey yaşadım çok döndüm dolaştım aynı çemberin etrafında, sabrettim hep ama yok ,ben bunu düşünmemmiştim hiç. böyle olmamalıydı, yazık oldu herşeye o saf kıza çok ama çok yazık ettiler.yitirmiş kendine ait ne varsa ,bütün değerleri, bütün inancı bitmiş. iyi niyet temiz duygular kalmamış, ortam insanı olmuş. canı yanmasın diye can yakmayı öğrenmiş, kırılmamak için kırmayı öğrenmiş.başka yüzler görmüş başka şeylerle ilgilenmiş içindekini gömsün diye.gömmüşmü ??bilmiyorum.kendine ait soruların cevaplarını bile bilemeyecek kadar yabancı olmuş kendine.yazık oldu bu kıza el birliğiyle büyüttüler beni halbuki ben bu hayatta hala bi yerlerde mantardan evlerde yaşayan birileri olduğunu sanırdım, minik perilerin uçtuğunu geceleri..yokmuşki öle bi yer kandırmışım ben kendimi ve sanırım en büyük kötülüğü ben yapmışım kendime.hala içten gülemiyorum kahkaha atamıyorum içim koparcasına şaşırıyorum ya eskiden de kahkahalar atmazmıydım ben acaba? böle insan patlarcasına güler ya dolu dolu hani...ben gülemiyorum artık öyle.ayıp olmasın diye gülmeye çalışıyorum. üzgün birinin hüznüne eskisi gibi veremiyorum kendimi.akıl veremiyorum elimden gelmio bişiy.eskiden olsa nasıl kahrolurdum ama şimdi yanımdan geçip gidio herşey. bak daha önde burda yazdığım yazılardan briinde yüzüme savururmuş rüzgari acılarım yanımdan geçip giderken. artık rüzgarida yok öle bakıyorum ne acı sanırım el birliğiylede büyüttüler beni kafadaki valiz duruyo yerinde ama ..bir o değişmedi çok delirdim çok duruldum müsait bi yerde inicek var desem dururmu acaba dünya....okulun bahcesinde çamurların içinde gene taş toplamak istiyorum yada ceylanla ve bütün mahalleliyle 9 taş oynamak muratın yeşil bisikletine binmek düşmek istiyorum dizlerimi yaralamak istiyorum ben.beslenme cantasıyla suluk almak istiyorum ben.kafamda kurdela olsun ayağımda fırfırlı çoraplarım olsun istiyorum ,kalemtraşı olan varmı diye seslenmek istiyorum ,çöpkutusunun başında kalemimi açmak istiyorum parmak kaldırmak soru cevaplamak istiyorum ben ödev yapmak istiyorum.sahneyi özledim ben kudurukluğum bu yüzden.
nelere alışıyor bu beden? nelere katlanıyor bu yürek? neler duyuyor kulaklarım? neler sölyor dilim ?neler görüyor gözüm? daha düne kadar içimi parçalayan şeyler şimdi yanımdan geçip gidiyor hızla yüzüme savurduğu rüzgarı kalıyor sadece.. bu büyümekmi?? yok değil başka bir adı var bunun ne olduğunu bilmiyorum ama, ben eski acılarımı hüzünlerimi, o hüzünlerim için saatlerce döktüğüm gözyaşlarımı geri istiyorum. eskiden daha tatlıydı üzülmek, sevinmek ya şimdi bunların anlamı ne bilmiyorum eskiden acılarım acı, sevinçlerimde sevinçti kim aldırdı duygularımı ???
ağlayamadım evet bir izmir macerası yaşandı türlü entirikalarıyla, maceralarıyla, boncuk gibi dizilmiş yalanlarıyla, bir izmir yaşandı..1 yıldır hain planlarını yaptığımız nasıl olacak diye kafa patlattığımız gün geldi.dokuz eylül güzel sanatlar tiyatro sınavları için izmir yolları göründü bana. nedense bu bir yıl içinde oraya karşı, hiç gitmediğim halde bi sewgi oluşmuştu bende, sanki güç gibi hani olurya insana hissedersin, aitlik hissedersin ve sanki gizli bir güç herşeyi dizmiştir senin gitmen için aynen öyle oldu diziliydi taşlar benim için. banada basıp buralardan gitmek kalmıştı, türlü yalanlar söyleyerek. bir saman altından suyu yürütmüştüm.kayıt işlemlerim için izmire günübirlik gidip geri gelmem gerekti bi yalan buldum hemen. sahneyse uğraştığım gözüm hiç birşeyi görmüyor benim. düşünüyorumda ne kadar gözü kara biriyim böyle bir aileden böyle bir kız ..çok garip.bir şeyi çok istemek uğrunda hayatını mahvedebilicek kadar çok sewmek istemek bunu bir erkek için asla yapmam biri yada aşk için çünkü hiç bir aşk yada tutuku bana sahnedeki mutluluğu vermiyor ,amaişin içine sahne
girince gözlerim görmüyor ne aileyi ne başka bişiyi anayı babayı hiç bir şeyi.yolculuğun öncesinden taa 1-2 hafta öncesinden, leylamla tel muhabbetleri, nasıl yapsaklar organızasyonlar falan başlamıştı zaten. gece yarılarına kadar konuşmalar aklımıza son anda gelen sorular.. ne hızlı bi kaç haftaydı anlatamam.son gece yani yolculuktan bi gece evvel benim gözüme uyku girmedi haliyle nasıl olacak? gidebilicekmiyim acaba? ya bişiy çıkarsa ya anlarlarsa ya son ada bi engel çıkarsa.... balkona çıktım baktım gökyüzüne dedim ki ''hiç bir şey ama hiçç bir şey gitmemin önüne geçemez''o gece evden çıktığımda çok garip hissettim kendimi, ama bir an bile ne yapıyorusun sen ferda kızım demedim. korku vardı içimde çantamın en altına sakladığım evraklarıma bakltım bin kez eksik olmasın diye, bin kere de leylamla konuştum ''leyla şimdi servis geldi- leyla biniyorum ben ya inananmıyorum kızım geliyorummmmmm -leyla moladayım gökyüzüne bakyorum feribottayım leyla'' gibi bine yakın konuşma:)leylamda uyuyamamış o gece canımmmmmm benimmm ya canımmmm:)kaza olur diye çok korktum kendi kendime eğer kaza olursa, ölsem keşke yaralı kurtarılırsam ben ne derim bizimkilere derlerse senin izmir yollarında ne işin var diye gibi salakça şeyler bile düşündüm ya şaka gibi ama...:)kendimi o kadar iyi hissediyorudum ki hiç pişmanlık duymadım nedense kendimi o kadar hür o kadar oraya ait hissediyodum ki yanlız başıma olmak istediğim şeyi olmaya çalışıyordum.bu ne güzel bir his ya:)otobüsten indim izmir bostanlı daydım karşımdaydı leyla:) sarıldık bağıra çağıra ilk kez karşılaşıyoduk soğuk pc cam lardından sonra:)o gün ışık hızıyla geçti kayıt oldum ben dumura uğradım bide ne görim 21 -25arası orda, izmirde olmam gerekiyomuş hergün.şaka gibi yaa..şok olduk leylamla ne yapıcaz şimdi?ben nasıl ne deyip gelicem izmire??nasıl bi yalan bulunur ki buna yalanlar tükeniyodu ama bu sinir bozucu durum bile günümüzü bozamadı. leylam, ben, taner ,apo okey oynama alsancakta denize karşı bir cafeye gittik.beni denizden bi türlü uzaklaştıramadılar öle özlemişim ki denizi, kokusunu.. hatta dalgalar kıyıya vururken ben ıslanıcammm diye tutturunca gelen dalgalardan birinin önüne attım kendimi sonuç:sırılsıklamdım harikaaaa:)denizin tadı geldiii diye bağırıyodum. o halimle okey oynadık, pencereden baktığımda karşımda batan izmir güneşi hiç bir zaman unutmayacağım bir sahne olacak ,dalmışım.. aponun oynasana len diye bağırışıyla sarsıldım:)ne düşündüm pekii sölim hemen burdayım ben buraya geldim burda yaşayacağım ben dedim ..bizim tayfayla ayrıldıktan sonra bostanlı sahilinde bizi bekleyen leylanın ailesinin yanına geçtik piknik yaptık o satte harikaydı ya:)otobüse yetişmem gerekiyodu yetiştimde kahretsin:( aslında ben kaçırmak ve hep izmirde kalmak isterdim ya yolumu bekleyen bir İstanbul vardı.beklemeyen beklemek istemeyen..döndük hain sewgilimize istemeyerek.şimdi daha sıkı bi olay bekliyodu beni ben ne diycektim aileme 5 gün bir yerde olmam gerek sonuçta.arkadaş desem olmas şimdiye kadar 1 gecenin dışında o da zorla tabii kimsede kalmamıştım zaten yollamazlardı da. cuma sabahı istanbuldaydım ve pazar gecesi yola çıkmam gerekiyodu ne bulabilirdim acaba?o sıkıntıyı en süslü en janjanlı cümleler bile anlatamaz.karar verdim yapıcak bişiy yok sölicem ben dedim, leylayla karar verdik sölicem yoksa hiç gidemem.aldım annemi babamı çıktık dışarı, oturduk bi yerde çay içiyoruz, kıvranıyorum ben bi türlü başlayamıyorum, çünkü olacakları biliyorum. bir tiyatro sınavını hele hele tiyatro ile ilgili hiç bişiyi kaldıramayacaklardı, kızlarının bir sanat okulunda okuyor olmalarını kaldıramazlardı hele hele yine deniycek cesareti bulmuş olmam sinir edicekti biliyodum.kıyamet koptu babam gidemezssin dedi ben ''GİDERİM' dedim o izin vermiyorum dedi ben''İZİN İSTEMİYORUM''dedim herşeyim hazır biletim bile ben gidiyorum dedim bağırışlar çağırışlar.. tıkalı kulaklarım hiç bişiy duymuyorum sadece ışık hızı hazırlanıyorum. gidicem gün geldi pazar günü.. o kadar hızlı hazırlanıyorum ki anlatamam sanki bişiy olucak gidemicekmişim gibi gece 12 de olan otobüs saatim, ben 9 da nilüfer turizm deyim erkenden çıktım evden nolur ne olmas bi an evvel atım kendimi dışarı dedim.ama babam gene dayanamadı tabi para vermeye çalıştı taksi bulmak istedi üzüldüm, kimseyi olmak istediğim bişiy için üzmek istemezdim.ama başka yol bırakmadılar bana.vedalaştık hır gür içinde sonunda.bu kez otobüse binerken ne olacak şimdi diye düşündüm babam eğer kazanırsan ben seni okutmam dedi bende tamam diyebildim ki yapmaz böle bişiy asla tanırım onu.ama kaldıki öle bişiy olsaydı gelmezdim asla istanbula aslaaa orda yaşar bulurdum okumanın bi yolunu.izmirdeydim hafif burukça..her şey yolunda olsun, bu kadar saçma sapan olan şeyden sonra olmalı baksana bunların hepsi dizilmiş benim için sanki, kaznıcam ben diye safça umutlarla izmirdeydim ve şaka gibi son gün sınava girdim gayet güseldi aslında sınav ama 2 puanla lanet 2 puanla alamadım sınavı....
yanlzıdım leylayı aradım
-kazanamadım diyebildim
-şaka yapıyosun dedi
-yok valla kazanamadım dedim
sesi gitti ..
-nerdesin ?
-alsancaktayım
-yanlızmısın
-evet
-nasıl gittin kaybolmadan
-bilmem buldum işte
-anladım tamam vapura binince çaldır beni merak ederim seni
-tamam
denizin en dibinde bi yerde oturdum baktım sadece.. bak tım. buraya ait olmakmış ,hissetmekmiş..! ne yapıcam ben şimdi? nasıl yaşıcam nasıl? benim için yaşamak ''O'' yaşam ORDA, yürek ORDA atıyor. ne yani bıraktımmı ben şimdi? bittimi? gibi bi ucu olmayan mantık aranamayan şeyler geçiyo aklımdan, yanaklarımdan da yaşlar..vapur bomboştu sanki bu hüzünüme bi saygı vardı 'rahat bırakalım yanlız kalsın'deniyordu sanki..izmire baktım derin derin..ağladım yanlIzdım çünkü ..o an aklımdan geçen şeyleri yazamam bile o kadar çok şey düşündüm ki .hani eline kadar gelir de tam yakalıycakken gider aynen öyle. ellerim değmişti, tadını almıştım, ait tim oraya. meğer hiç değilmişim..leyla ile konuştuk içimdeki isyana üzüldü isyan kokuyo sende dedi isyan etme herşey hayırdır dedi ama ben anlamıyordum ki..benim için hayır buydu ama..çok gördüm bu lafı ben çok karşılaştık kendisiyle ''şimdi ne olacak'' yön değiştirmek gerek leyla evet ama benim için bütün kırmızı çizgiler oraya çıkıyor.
keşke hiç koklamasaydım hiç bilmeseydim, hiç tadını bilmeseydim uzakta kalsaydı hep bakıp gülümseseydi bende onu hep iyi güzel olarak bilseydim, tozunu yuttum sanırım.yeniden bi yerden başlamalıyım yılmadan güçlü bir karakter olarak bitirmeliyim rolümü, yaşamdaki bu rolümü...
sayende leyla sayende ordaydım, yaşadım iyi ki vardın, iyiki varsın...
Bu belge ile resmi olarak yetişkinlikten istifa ettiğimi bildiririm. Tekrar 8 yaşın tüm sorumluluklarını kabul etmeye hazırım. Yağmur sonrası çamurlu sularda tahta parçası yüzdürmek, kayalarda yürümek istiyorum. Çikolatanın paradan daha iyi olduğunu çünkü daha tatlı ve yenilebilir olduğunu düşünmek istiyorum. Sıcak bir yaz gününde bir meşe ağacının gölgesinde oturup arkadaşlarımla limonata satmak istiyorum. Hayatın daha basit olduğu zamana dönmek istiyorum.
Bütün bildiğin, renkler, çarpım tablosu ve ninniler ama bu kadar az bilmek seni rahatsız etmiyor çünkü ne bilmediğini bilmiyorsun ve umurunda da değil. Bildiğin tek şey mutlu olmak, çünkü seni üzecek veya kızdıracak şeylerden tamamen bihabersin.
Dünyanın adil olduğunu, herkesin iyi ve dürüst olduğunu düşünmek istiyorum. Her şeyin mümkün olduğuna inanmak istiyorum. Yaşamın karmaşıklığını unutup, yeniden küçük şeylerden fazlasıyla heyecanlanmak, zevk almak istiyorum. Tekrar basit yaşamak istiyorum.
Günümün, bilgisayar arızaları, kağıt yığınları, üzücü haberler, bankada para olmadan ay sonunu getirme kaygıları, doktor faturaları, dedikodu, hastalık ve sevdiklerin kaybedilmesinden ibaret olmasını istemiyorum.
Aşkın varlığını (daha doğrusu yalan olduğunu) bilmek dahi istemiyorum. Gülümseme, kucaklaşma, tatlı bir söz, doğruluk, adalet, barış, rüyalar, hayaller ve kardan adam yapmanın gücüne inanmak istiyorum.
İşte, çek defterim ve arabamın anahtarları, kredi kartlarımın ekstremleri,gelir belgelerim. Resmi olarak yetişkinlikten istifa ediyorum. Eğer bu konuda benimle daha fazla konuşmak istiyorsanız, önce beni yakalaman lazım, çünküüüü; Ebeee, elim sendeeeee!